dershaneler…gerçeği…

 

İlgili makama…

 (dershaneler)…gerçeği…

Sayın başbakan neden dershaneler meselesine bu kadar kati ve acımasız yaklaşıyor anlamak zor...

Dershaneler meselesi bir kaç yönden ele alınmalıdır...

Birincisi tamamen tekniktir...

Dershanelerin eğitim sisteminin açıklarını kapattığı bir gerçek... Ülkemizde yaklaşık otuz senedir... Dershaneler gerçeği yaşanıyor...

 Eğitimde yaşanan imkân eşitsizliğini bir ölçüde gideren kurumlardır dershaneler…

devletin öğretmen gönderemediği bölgelerde ki açığı hasbelkader yamamaya çalışan yine dershaneler...!!!

 Okul görmüş ama istikrarlı eğitim alamamış fakir ve orta halli Anadolu insaninin elinden tutan yine dershaneler...

Ayrıca okul eğitiminin özellikle bazı öğrenciler üzerinde oluşturduğu olumsuzlukları da gidermeye çalışan yine dershaneler…

Hulasa... dersaneler eğitim sisteminin açıklarını hasbelkader kapatmaya çalışan yasal özel kurumlardır...

Sayın başbakan dershaneler kapanacak derken büyük bir zanna bulunmuş ağır itham etmiştir... İsin özüne bakalım simdi...

Sonuçta dershaneler devletten tek kuruş almadan eğitim hizmeti veren kurumlardır...

 Yılların eğitim açığını kapatmak kolay is olmasa gerek... Bina dokuman ve personel istihdamı elbette bir hizmet bedeli gerektirmektedir… Sorun alınan hizmet bedelinde ise bu tamamen ticari hukukun sorumluluğundadır...

***

Dershaneler nihayetinde özel öğretim kurumları genel müdürlüğü tarafından denetlenmektedir...

Sonuçta demokratik ülkelerde isteyen herkes kanunlar ışığında özel olarak eğitim hizmeti alabilir...

Anayasa hükümlerince özel eğitim hizmeti almak bir haktir... Buna mani olmak başka sorunları beraberinde getirecektir…

bu meseleyi bir “rant” zannına yönelik değerlendirerek haksiz kazanç bağlamında değerlendirmek... Haksizliktir...

Eğer şimdiye kadar haksiz bir kazanç söz konusu ise devlet neden buna göz yummuştur…

Dershaneler sonuçta kimseyi cebren ve hile ile kayıt altına alıp eğitim hizmeti vermemiştir...

yine de lokal sorunlar olabilir... O zaman da yasalar çerçevesinde herkes hakkini arayabilir...

 Sonuç olarak bu durum karşılıklı taahhüt çerçevesinde gerçeklesen iyi niyet çizgisini amaç edinmiş bir ticari sözleşmedir

Dershaneler gerçekten hiç bir alt yapı ve hazırlık oluşturulmadan kapatılırsa oluşacak vahim duruma değinmek istiyorum…

Diyelim dershaneler birden bire ( nasıl olacaksa ) kapatıldı... İki temel sorun oluşacak...

İlkiBu kurumlarda istihdam edilen personel ve öğretmenlerin durumu...

 Bu durum binlere varan sayıda bir ulusal istihdam sorunu demektir... Ailelerin durumunu bir duşunun... Devletin istihdam edemediği binlerce kişinin elinden is imkânları alınmış olacaktır...

Sonuç tehlikeli bir sosyal patlamayı tetikleyebilir... Umarım hükümet bunu düşünmektedir...

 Özellikle milli. egitimde öğretmen olma sansını kaybetmiş yüzlerce dershane ogretmenı ne yapacak… İnsaf ölçüsünde değerlendirmek gerekmez mi?

Dershanelerin okullara dönüşmesi uzun ve bürokratik bir varyanttan ibaret... Birçok öğretmen. Bu süreçte ezilecektir...

 Bu meselenin... İlk seçimlerde hükümete güvensizlik olarak sandığa yansıması vazgeçilmezdir...

 Dershaneler kapatılırsa oluşacak diğer bir sorun da istediği üniversiteye veya liseye girebilmek için ders açığının kapatılma sorunudur…

Diyelim devlet mevcut öğrencileri ilave derslerle takviye etti peki mezunların durumu ne olacak...!

Dershanelerin kapatılması şüphesiz milli eğitimin tadını ve rahatını kaçıracaktır...

Çocuğunun yeterli eğitim almadığını iddia eden veliler… Milli eğitim camiasını epey zorlayacak bu kaçınılmaz…

 Milli eğitimden umudunu kesen veli ve öğrenciler... Özel ders alımını patlatacak... Durumu iyi olanlar yine öne geçecek...

 Böylece orta halli ve fakirler bu yarışta geride kalarak büyük bir eşitsizlik ortamı doğacağı aşikârdır...

 Sadece bu sosyal adaletsizlik bile başbakanın kapatma gerekçesini fazlasıyla çürütmektedir...

Sayın başbakan bu özel ders patlamasını nasıl çözecek merak ötesi bir muammadır...

 Ayrıca bu durum değişik ad ve unvanlarla illegal bir dershaneciliğin ortaya çıkısı olacaktır...

Diğer bir sorun kurslar sorunudur... Özellikle yabancı dil eğitimi veren kurumların durumu ne olacak

Sonuçta devlet yabancı dil derslerini de vermektedir... Bu meseleyi birçok konu üzerinden çoğaltmak hiçte zor değildir...

 Hulasa hükümet kör göze parmak sokmaya çalışmaktadır...

 Teorik olarak mevcut üniversitelerin birçok bölümlerinin kontenjan sorunu yasaması pratikte dershane ihtiyacını sona erdirememiştir...

 Tüm bu gerekçe ve oluşacak sorunlardan dolayı iktidar bir kez daha düşünmeli bir özel eğitim kavgasına yol açmamalıdır...

Diyelim dershaneler okullara dönüştürüldü... Devletin sağlayacağı katkıdan sonra velinin ödeyeceği pay hiçte az olmayacaktır…

Oldu ya dershanelerin okula devşirilmesi ücret sorunu ile birlikte halledildi... O zamanda millet bu okullara yöneldiğinde ne olacak… Bu durumda ayrı bir yarışma çıkacak okullar sınav yapmak zorunda kalacaktır. Yine hazırlık ders takviyesi filan...

Sonuçta hükümete düsen şey milli eğitimdeki verimlilik açıklarını gidererek teorik olarak  

"arz ve talep " çizgisini aşağı çekmek olmalıdır…

Bu durum her alandaki özel girişimcinin devlete olan güvenini sarsarak “”657”” zırhını giderek daha kaçınılmaz hale getirecektir...

Sorun gelir bize de bulaşırsa doğrusu yapacak bir şey yok... Köprü altlarında emekliliğimizi beklerken beddualar arasında hayatı yaşamaya çalışmak…

Rızık… İlahi taahhüt altında... Kimsenin yaptığı yanına kalmayacaktır...

O " kutlu " günde buluşmak dileğiyle hosçakalın…

Saygılarımla……..

murat yalçın……©2012   8kasım…

muradyalcin@gmail.com

 

 

 

 

Yorum Yaz